RENKLERİN EFENDİSİ Her ne kadar tv ekranlarındayüzü bir türlü gülmese de gerçek
hayattanoldukça mutlu ve neşeli bir kadın Bergüzar Korel. Renkli
kişiliğinikıyafetlerine ve yaşasdığı mekanlara eklediği canlı renklerle
taçlandıran Korel ''Şehrazatın bir tesadüf olmadığını göstermek
zorundayım'' diyor.
Binbirgece de izlediğimiz soğuk bakışlı
,mesafeli, zor tepki veren, sevgisini göstermeyen Şehrazat'tan tamamen
farklı biri Bergüzar Korel (26) Mor kalın çerçeveli numaralı gözlükleri
üzerinde nerdeyse iki beden büyük, kapüşonlu kırmızı Abercrombie
sweatshirt'ü, bol jean'ı ve Camper ayakkabılarıyla ilk bakışta küçük
bir erkek çocuğunu andırıyor (gerçi 1.82 lik boyuile ona küçük demek
haksızlık) Bu görüntüyü muzur bakışları, yerinde durmasını engelleyen
enerjisi güleryüzüde harika tamamlıyor. Ona bakar bakmaz renkli
kişiliğinin görüntüsüne de yansıdığını anlıyorsunuz zaten (bakınız mor
çerçeveli gözlükler ve kırmızı sweatshirt). ''Mor sevenlerin çok farklı
bir kişiliğe sahip oldukları söylenir ya inanırım,''diye başlıyor
anlatmaya . Sevmek başka kullanmak başka... Korel de neredeyse tüm
hafta süren dizi çekimlerinin arasında tamamen mor giyinebilmek için
kafa yoramıyor. Yine de renkli giyindiği zamnlarda kendini mutlu
hissetiğini de söylüyor ''Renklerin herkesin üzerinde bir etkisi var
bence. Mor su yeşilinin hem birbiriyle çok uyumlu olduğunu, hemde bana
iyi enerji verdiğine inanıyorum. Mesela Tokat'tan bu renklerde bir
yazma almıştım.O yazmayı özellikle yaz aylarında ya kafama bağlarım,ya
koluma ,ya boynuma... Üzerimde bu iki rengin olması bana kendimi iyi
hissettiriyor,''diyor.
Bu kadar renk seven Korel'i özel
gecelerde daha çok pastel renkli elbiselerle görmemizin nedeni,
modacısı Hakan Yıldırım'ın elbiselerinde daha çok pastel renkleri
seçiyor olması. Bu aralar katılacağı davetler için Cengiz Abazoğlu'nun
koleksiyonundan da birkaç elbise giymeyi planlıyor.
Renk
seviyor sevmesine ama 1.82cm lik boyuyla girdiği her ortamda zaten
yeterince dikkat çekici olduğu için bir de parlak renkler ve
dekoltelerle, ''Ben burdayım''demek istemiyor.'' Küçüklüğüm de de
dikkat çekmeyi sevmezdim ABD' deyken arkadaşım Fatoş'la Saks 5th
Avenue'ye gidip kıyafet denerdik.O herşeyin xs bedenini denerdi, ben
xl'ını... Hiç bir zaman elbiseler benim üzerim de onda durduğu gibi
durmaz , çok frapan gözükürdü,'' diyor gülerek devam ediyor, ''Zaten en
korktuğum şey bir elbisenin üzerimde ya kitch durması yada sıradan
olması... Bu nedenle değişik tarzları cesurca deneyemem.''
Geceleri en cesur olduğu zamanlar ...''Güzel bir elbisenin tülünün
altından görünen bir göğüs dekoltesi de olabilir ama iki farklı
dekolteyi aynı an da kullanamam,'' diyor.
Eski voleybolcu
Korel'in vücudunda beğenmediği, keşke olmasaydı dediği yer yok. Ama 41
numara ayaklarıdurumun onu sandaletlerden uzaklaştıracağını düşünmeyin
sakın.Bir yandan ayaklarına bakıp diğer yandan''Çok takmadan beğendiğim
stiletto'ları alıyorum ve rahatça giyiyorum,''diyor omuzlarını silkerek.
Vazge birkaç numara küçük olsa,yazın giymeyi çok sevdiği
sandaletlerin onda çok daha iyi duracağını düşünüyor. Bu vazgeçemediği
sadeliği yakalamak için kendi kendine oluşturduğu stil tüyolarının en
önemlisi beyaz basic tişört ile ilgili. Kural bir ''Her dolapta birden
fazla beyaz tişört olmalı'' Kural iki ''Beyaz tişört altına spor
ayakkabı ve jean ile çok spor da olabilir ,gece stiletto'larla karmaşık
olarak kullanılabilir'' Kural üç ''Siyah tişörtlerle de bayazlarla
aynı şekikde kullanılabilir'' Diğer bir tüyo ise ayakkabı ve çanta
üzerine ''Çanta ve ayakkabılarımı çocuklarıma da kalabilecek gibi
olanlardan seçiyorum. Belki birgün vintage olarak kullanırlar. Yves
Saint Laurent'in çantaları hem tam istediğim gibi büyük boylar ama
gece de kullanılabilecek gibi,' diyen Korel'in son stil tüyosu
trençkotlar hakkında. ''Dolabımda neredeyse 10 tane trençkot var.
Aralarında en sevdiğim Sienna Miller'in Twenty8twelve için özel
tasarladığı ilginç trençkotu. Dolabımdaki diğer trençkotlarda krem
renkleri hakim... Bence bir kadına çok yakışan bir aksesuar trençkot.
Ama boyunun size uygun olmasına dikkat edin.''
Bu neşeli
kadının diğer bir aşkı da çizgi kaharamanı Hello Kitty. ''Hello
Kitty'nin 30. yıl için tasarlanmış siyah üzeri kocaman fiyonklu çanta
dolabımın en önemli parçası. Bu sevgimi bilen ablamalmıştı. En şık
davete giderken bile elime alabiliyorum, ''derken yüzün de yine o
yaramaz çocuk beliriyor.
Aslında düşünecek olursanız, Bergüzar
Korel' in hayatımıza girmesi bir kaç yıla dayanıyor. O her ne kadar
konservatuvar eğitimiyle uzun yıllar sinemaya ve televizyona hazırlık
yapsada ismini Kurtlar Vadisi Irak 'taki rolüyle duyurdu. O filmdeki
hayran kitlesini 10'a 100'e 1000'e katlamasının aracı ise malum
ahlaksız teklife maruz kalan Şehrazat'ın hikayesinin anlatıldığı
Binbir Gece'ydi.
Binbir gece' deki karakteriyle o kadar
özdeşleştirildi ki, sanki gerçek hayatında da saçlarını sadece ortadan
ayırdığını , kalem etekler giydiğini düşünür olduk. Oysa ''Saçlarınızı
gerçekten hep ortadan mı ayırıyorsunuz?'' sorusuna kahkahalarla
,''Hayır ama dizi için o kadar uzun süre öyle kalıyor ki, sanırım
kafamın tam ortasında bir hat oluştu,''diyor
Ama diziyle gelen
şöhret karşısında kendini pek ciddiye almadığını özellikle belirtiyor.
''Bir tane diziyle tanındığınızda ve tüm kameralar size döndüğünde
eğer kendinizi ciddiye alırsanız alay konusu olursunuz. Ben kendimi
hiç ciddiye almıyorum . Sadece reyting alan bir dizi oyuncusu olduğum
için benimle ilgilenen değil farklı yanlarımı ortaya çıkarmak isteyen
bir tiyatronun parçası olmak istiyorum. Şimdiden sonra tiyatro yapmam
, filmler de yer almam gerekiyor.. Komedi yada müzikalde oynamak
keyifli olabilir. Hobi olarak yaptığım fotoğrafçılığı daha çok hayata
geçirmem gerekiyor...'' derken bundan sonra yapacaklarınında
sinyallerini veriyor. Onun için büyük bir süpriz olan sinema filminin
ardından kariyerini planladığını ve bu plan sırasında iyi bir menajerle
çalışmanın da çok faydasını gördüğünü söylüyor güzel oyuncu. ''Sinema
filminden sonra iyi bir dizi yapmam lazımdı. Birçok teklifi kabul
etmeyip büyük bir risk alarak TMC' nin bana teklif getirmesini
bekledim . Ardından proje hazırlık aşamasında Ayla Algan'la birlikte
bir karakter yarattık. Sonra planlar devam etti. Kendimi ve ailemi
maddi anlamda garantiye aldım. Şimdilik tek yapmak istediğim şey
tiyatro ve müzikal. '' diyen Korel'in amacı Şehrazat karakteri ile
sınırlı kalmamak ve pek çok şey de yapabileceğini göstermek...
Fotoğraf çekmeyi çok seven Korel, önümüzdeki günlerde TEGEV' in oyun
parklarındaki çocukların fotoğraflarını çekerek adından bir kez daha
söz ettirecek.
Korel'in hayatında kız arkadaşlarının da yeri
büyük. Özellikle çalışmadığı günlerde 10 kız evde bir araya
geliyorlar... Yeniliyor, içiliyor ve Play Station'da futbol maçı
yapılıyor. Ve gecenin eğlencesi doğaçlama oyunlar oynanıyor.
Mafya-polis bu aralar en sevdikleri canlandırma oyun. Uçak korkusu
nedeniyle birkaç günlük kısa kaçamaklarda ancak Ağva'ya kadar
gidilebiliyor.
İki çocuklu Korel ailesinin küçüğü Bergüzar
Gökçe Korel' e bugüne kadar sadece onu kızdırmak isteyenler Gökçe
demişler.Niyeyse o daha modern olan Gökçe yerine armağan anlamına
gelen Bergüzar' ı sevmiş, her zaman ayrıcalıklı ve merak uyandıran bir
isim olduğunu düşünmüş. Hatta çok küçükken, ''Ne güzel ismin var''
diyenlere, ''Ben babamın anneme armağanıyım'' diye bilmiş bir cevap
verirmiş. Oyuncu anne babanın kızı olmasına rağmen son derece normal
bir çocukluk geçirdiğini bugün rahatlıkla söyleyebiliyor şimdilerde.
Ablasıyla aralarında yedi yaş olduğu için pek kavga etmemişler. Daha
doğrusu edememişler. Abla ablaymış, Bergüzar ise küçük kardeş.
Annesinin en sık tekrarladığı, ''Samimiyet ve laubaliliği birbirine
karıştırma'' öğüdünü bugün iş hayatında da ona yol gösterdiğini
söylüyor.
Şimdi sağ elinde ki tam tur pırlanta yüzüğünün
önündeki, büyükçe tek taşıyla oynayarak (''Bu tek taş şampanya
kadehinden mi çıktı?'' sorusu karşısında o kadar çok kızarıyor ki,
yanıtı kırmızı yanaklarının arasında kayboluyor.)tatlı tatlı kendini
anlatan Korel, aşkla 7 yasında tanışmış. İlkokul birinci sınıfta...
Çocuk başka okula gidince aşk da unutulup gitmiş tabii. Sonra ikinci
sınıftan dördüncü sınıfa kadar aşık olduğu Murat'ın ''Ben sana
aşığım,'' lafını duyunca gurur yapıp, ''Bana ne , ne yapayım,'' deyip
arkasını dönmüş. Ne mi olmuş? Murat'ın bir daha yüzüne bakmamış.
Bergüzar da erkekler konusunda ilk tercübesini yaşamış olmuş.
''Çok küçük yaştan itibaren yaşadığım her şeyin farklı bir adı vardı
benim için. Çok kolay aşık olmuyorum galiba. Ama sevdiğim herşeye
bağlıyımdır ve bağımlıyımdır,'' derken ilişkilerdeki felsefesini Oruç
Arıoba'nın bir sözüyle özetliyor, ''Bana bağlı ama benden bağımsız
olmanı istiyorum.''
Aşık olunca çervesinde kelebekler uçmuyor,
aksine melankoliyi çok seven yanı depreşiyor. ''Duygularımı yazarım,
arabada giderken şarkılardan fal tutarım. İşin edebi ve melankolik
yanıyla ilgilenirim. Ama herkes gibi ben de güzel bir şeyler
hissettiğimde farklı olurum,'' derken söz elbetteki nişanlısı Tan
Sağtürk'e geliyor.
Acaba Sağtürk'ün hangi yönleri Korel'e
benziyor? Ya da onu kendine hiç benzemediği için mi seviyor? Öncelikle
bu konuda konuşmaktan nasıl çekindiği yüzünden ve birbirine
kenetlenmiş ellerinden anlaşılıyor. Birkaç saniye sonra kendisi de ,
şirinbir yüz mimiğiyle bundan kısacık söz edeceğini
hissettiriyor.''Bu kadar mutlu olmamın ve ilişkimin bu kadar
istikrarlı devam etmesinin nedeni çok zıt olmamız,''diye
başlıyor.''Çok zıt olmamaız bizi ayakta tutan, heyecanlandıran bir
şey. O çok hareketli, ben daha sakin olmaya çalışıyorum. Onun
heyecanına da ortak oluyorum ama durmamız gereken yerde de birbirimizi
durdurabiliyoruz. Dolayısıyla o zıtlıklar bir bütünlük yaratıyor. O
yüzden çok mutluyum ,'' derken ne kadar da çok konuştum der gibi...
Evet zıt kutupların çekimi... Ama uzun süre bir arada olan insanlar da
birbirine benzermiş. Peki o durum ne alemde acaba? ''Ben çok
hareketliyimdir. Hani dedim ya oğlan çocuğu gibiyimdir. Ama tek
başımayken böyledir. Başkalarıylayken bunu biraz frenlemek lazım.
Çünkü Tan' da benim kadar çok hareketli ve canlı biri. Dolayısıyla iki
taraf da heyecanlı olunca çok yoruluyoruz. Yorgunluk hissetmemek
için ben daha sakin oluyorum. Bu heyecan , bu kıpırtı da benim nefes
almamı sağlıyor.''
Yani anlayacağınız ufukta peri masallarını andıracak bir düğün var.
InStyle pınar çelikel